Salı, Ağustos 11, 2009

değiş-tokuş

değişenlerim, değiştirdiklerim, değişimim oluyor.
değim değim değişiyorum

değiştikçe ben, bizzat kendim; huy, su(y) değiştiriyorum.
güldüklerim değişiyor. ağladıklarım da. aynı şeylere kızmıyorum, eski kızdıklarımdan çok farklılar.
acılarım değişiyor. hayallerim. umutlarım. beklentilerim.
dostlarım değişiyor, adı değişmeyenlerin bile kendileri değişiyor.
hani tek değişmezim "oğlum" bile... büyüyor...
özlemlerim değişiyor. hedeflerim. savaşlarım. eğlencelerim.
sözcüklerim değişiyor. cümlelerim. bildiklerim değişiyor. duyduklarım değişiyor. baktıklarım...dinlediklerim...gördüklerim...
sevdiklerim değişiyor... sevenlerim. sevilenlerim bile değişiyor.
ve seveceklerim...

2 yorum:

zihni dedi ki...

değişimin diyalektiği ile karşı karşıyayız.

herakleitos, "değişmeyen tek şey değişim" demiş ama, eksik demiş kanımca.
nasıl mı?

bu değişim, "kayıplardan" uzaklaşma biçiminde ise, Seni sevenler sevinir. bu değişim Edibe'nin özündeki yüce değeri aşındırırsa, seni sevmeyenler (varsa eğer bu düdünyada) sevinir.

kayıplardan uzaklaşma, yüreğin isyanının beyne ve oradak bütün organlara yansıması olarak tanımlanabilir. Öyle de olmalıdır ki, değişim, insana yeni mevziler kazandırır "yaşamak" savaşında.

sevgi-saygı-selam olsun yeni yolunda sana.

edi.ben dedi ki...

teşekkür ederim sevgili Zihni Örer.
Değişilmezlerimdensiniz sizzzzzzzzzzzzz.
size de sevgi + selam + saygılar...