Cuma, Ağustos 10, 2007

güneşe gitmeli, güneşle olmalı... "güneş" olmalı

güneşe ulaşmak istiyorum.
güneşe... sarı, sıcak...
herşeyi, herkesi geride bırakarak. dönüp arkama bir kez bile bakmadan, güneşe ulaşmak...
hayat bu olmasa gerek.
gerçekte bu değildir yaşamak.
her seferinde nefesi içine çekip, tekrar dışarı bırakmak.
oysa tutmak lazım. değerli çünkü nefes.
tutmak lazım.
bende kalmalı tüm değerliler.
çıkmamalılar bi' kere girdilermi içime. kalmalılar bende.
güzellikleri tutmalıyım kendimde.
sevgileri... hayalleri... dostları...
başarıları tutmalıyım.
ama...
ama ya ben beceriksizim yapamıyorum ya da onlar da tıpkı "ben" gibi özgürlüklerini istiyor, kaçıp gidiyorlar içimden.
kalmıyorlar.
bırakıyorlar bir başıma.
ve şu an içimdekiler...
biliyorum bırakıp gideceksiniz beni benimle yine...
bir nefeste çektiklerim bir nefeste gidecekler...
bi' bakacağım yoklar...
tıpkı birden var olduklari gibi.
bilseler ne kadar BENler giderler mi acaba yine de?
istemezler mi içimde kalmayı, anlasalar ne olduklarını bende?
kör bir makasla parça parça kesilir gibi lime lime olacağımı bilseler giderler mi?
değerlilerim... sevgilerim... başarılarım... hayallerim... aşkım... giderler mi?
gidişlerine katlanamam artık yeter.
katlanmam.
katlanmak istemem.
yaşamamak için o anı, önce ben gitmeliyim.
içimi ısıtan tüm değerlilerimi önce ben terketmeliyim.
ve o sıcaklıklar gidince içimden, üşümemek için de işte güneşe gitmeliyim.
güneşe ulaşıp, güneşle olup, hepsini ısıtmalıyım sonsuza kadar.
hiç üşümesinler diye...
içleri hep sıcacık olsun diye...
her gün, yeni tazecik ışıl ışıl günleri doğsun diye...
yeni bir günde yeni gülüşleri olsun diye...
güneşe gitmeli, güneşle olmalıyım...
güneş olmalıyım...

4 yorum:

zihni örer dedi ki...

güneşe ulaşmak istiyorum.
güneşe... sarı, sıcak...
herşeyi, herkesi geride bırakarak. dönüp arkama bir kez bile bakmadan, güneşe ulaşmak...


Çevrende soğuk bulduklarındır anlaşılan,
seni güneşe salan.

hayat bu olmasa gerek.
gerçekte bu değildir yaşamak.
her seferinde nefesi içine çekip, tekrar dışarı bırakmak.


Yaşamak, canlı kalmak değildir haklısın.
Anlaşılan sen, körlerin arasında saklısın.

oysa tutmak lazım. değerli çünkü nefes.
tutmak lazım.


Bazen de tutmamak…
Bir tutmak, bir bırakmak,
Çünkü budur asıl yaşamak.

bende kalmalı tüm değerliler.
çıkmamalılar bi' kere girdilermi içime. kalmalılar bende.


Tüm değerliler FOL ymurtası olmalı sende,
Çoğalmalı ve yayılmalı her yana.

güzellikleri tutmalıyım kendimde.
sevgileri... hayalleri... dostları...
başarıları tutmalıyım.


Tutmalısın ve de çoğaltmalısın.
Daha sonra da dağıtmalısın.
Sana yetecek sende kalmalı,
Dağıttığınla mutlu olmalısın.

ama...
ama ya ben beceriksizim yapamıyorum ya da onlar da tıpkı "ben" gibi özgürlüklerini istiyor, kaçıp gidiyorlar içimden.
kalmıyorlar.
bırakıyorlar bir başıma.


Biliyorsun sevgili Hocam,
Özgürlük özneleri, örselendiğinde kaçar.

ve şu an içimdekiler...
biliyorum bırakıp gideceksiniz beni benimle yine...
bir nefeste çektiklerim bir nefeste gidecekler...
bi' bakacağım yoklar...


Nasıl ki giderler, öyle de dönerler.
Gidip-dönmelerin anlamı var. Evren zıtlıklar yasasıyla yürümekte.
BURDA bunu demekte.

tıpkı birden var olduklari gibi.
bilseler ne kadar BENler giderler mi acaba yine de?
istemezler mi içimde kalmayı, anlasalar ne olduklarını bende?
kör bir makasla parça parça kesilir gibi lime lime olacağımı bilseler giderler mi?

Gidebilirler sevgili Hocam, gidebilirler.
Gitmesini bilen, dönmesini de bilir.
Bilmiyorsa sönmesini,
Koy-ver gitsin öylesini.

değerlilerim... sevgilerim... başarılarım... hayallerim... aşkım... giderler mi?
gidişlerine katlanamam artık yeter.
katlanmam.
katlanmak istemem.


“Katlanamam” diyorsun. Bu saydıkların belki bu yüzden gidebilirler.
Korkunun korkusunu sıkıcı bulabilirler.
Bunu bencillik sayarlar ve de özgür olabilecekleri taze yürek arayabilirler.

yaşamamak için o anı, önce ben gitmeliyim.
Senin gitmen, o anı “yaşamaMayı” bine katlamayacağından emin misin?

O değerlerin, güçlü iradenin yüreğinde yer tutarlar.
Yangına körükle gitmeni yadırgarlar.

içimi ısıtan tüm değerlilerimi önce ben terketmeliyim.
ve o sıcaklıklar gidince içimden, üşümemek için de işte güneşe gitmeliyim.
güneşe ulaşıp, güneşle olup, hepsini ısıtmalıyım sonsuza kadar.
hiç üşümesinler diye...
içleri hep sıcacık olsun diye...
her gün, yeni tazecik ışıl ışıl günleri doğsun diye...
yeni bir günde yeni gülüşleri olsun diye...
güneşe gitmeli, güneşle olmalıyım...
güneş olmalıyım...


Oysa güneş her sabah içinde doğmalı.
Her günün yeni bir başlangıç olmalı.
Edi.ben,
Güneş yolunda KAYBOL-MA-MA-LI.

Sevgiylekal.

edi.ben dedi ki...

sizin gibi insanlar varken benimle, güneş doğmakta zaten her gün içime. :)
yeni günler seviliyor yine sayenizde.
siz de sevgiyle kalın sevgili zihni örer. beni hep mutlu edip gülümsettiğiniz gibi, siz de hep mutlu kalıp gülümseyin...
iyi ki varsınız...

diagonel dedi ki...

güneşe gidip gümeş olma

sen kendini merkez yap ve güneş sana gelsin hersabah...
hani hergece yorgun argın yatağından ;
yanağına kondurduğu sıcacık bir öpücükle uyandırsın seni...
yeri gelince kabuslarından yeri gelince rüyalarından
ama bırak güneş sana gelsin ...
o olmak için uğraşma
o sana gelmek için uğraşsın
yıllarca...
hersabah kapını usanmadan çalacaktır eminim ...

edi.ben dedi ki...

her gün çalsın kapımı, her gün açarım koşa koşa... bileyim ki gelsin... uyumadan sabah ederim.